Herkese uzun bir aradan sonra merhaba!
Bir süredir sosyal mecralarda aktif olamadığımın farkındayım.. Hem bir taşınma-yerleşme süreci, hem iş durumları ve hem de şu an tüm dünyaca uğraştığımız covid-19 süreci dolayısıyla maalesef kendimi toparlayamadım.
Evet taşınma, yanlış duymadınız! Hem de Londra’ya! Benim de aklımda olan bir konu değildi açıkçası ama şartlar beni bir anda Londra’ya yönlendirdi. Ama merak etmeyin elim kolum hala Brighton’ın üzerinde, yani merak ettiğiniz her şeyi cevaplamaya devam ediyor olacağım. Hatta artık Londra’yla alakalı da bilgim dahilinde olan konuları size aktarabilirim 🙂
Bu post biraz mesafeleri kapatma, biraz iç dökme, biraz güncel durumlarla alakalı olacak. Mesela ev arayışı, taşınma süreci, alışkanlıklardan vazgeçiş, yeni çevreye alışmaya çalışmak, virüsle birlikte yeni-normal yaşam düzenine alışmak ve dahası.
Öncelikle, yeni bir yere taşınıp, bir de üstüne düzeni yeniden kurmak tahminimden daha çok zaman alan şeylermiş. Hele nereye taşınacağına karar vermek ve şartlara uygun ev bulabilmek gerçekten mucize! Şartlara uygun derken, kirası, konumu, durumu, faturaları, vergisi bilimum faktörü kastediyorum. Ee peki nereyi buldun dediğinizi duyar gibiyim 🙂 Ben Londra’nın kuzeyini biraz karışık ve yorucu bulduğum için seçim şansımı güneyinden yana kullandım. Bu nedenle de konum olarak ”İstediğim zaman merkeze el-ayak uzatabilecek yakınlıkta olayım ama aynı zamanda sakinliğin içinde de olayım.”dayım. Fiyat konusuna gelince ise merkeze yakınlaştıkça fiyatların nasıl uçtuğunu tahmin edebiliyorsunuzdur, benimki galiba en makullerinden. Faturaların ve verginin de dahil olduğunu bir kira sözleşmeniz varsa bu işinizi bir tık daha kolaylaştırıyor demektir. Evimi nasıl bulduğum sorusuna gelirsek de, tamamen umudumu yitirdiğim anda, artık eski kaldığım evde kalacak tek bir günüm olmaması gerçekliğiyle soluğu Air-bnb’de aldım ve 12 günlüğüne kiraladığım evi çok sevip, sahibiyle de iletişime geçip uzun süreli kiralamayı istediğimi söyledim. Ve voila! Bazen gerçekten bazı şeyleri çok zorlamadan, kendi akışına bırakmak gerekiyor…
Taşınma konusuyla ilgili çok detaya inmek istemiyorum çünkü bildiğiniz, sinir yıpratan, yorgunluk veren süreçten başka bir şey değil kendileri 🤓 Ama alıştığımız düzenden, bambaşka bir düzene geçmeye çalışmak ve geçtikten sonra o ‘yeni’ye alışmak biraz zaman alan bir süreç. Eğer yeniliklere kolay adapte olabilen biriyseniz, sıkıntı yok. Benim gibi, biraz daha zorlanan taraftaysanız da yalnız hissetmeyin sakın. Hepimizin bu durumla baş etme yöntemi ve süreci farklı. Tıpkı ilk kez Covid-19 gerçekliğiyle karşılaştığımızdaki gibi, başta hepimiz afalladık ve çoğumuz umutsuzluğa kapıldık, hatta bazılarımız için bir şeyler sonlanırken; bazılarımız içinse yeni şeylere başlangıç oldu. Fakat sonuç olarak, zamanla, bu duruma uyum sürecimiz gelişti ve şu an bu gerçekle birlikte yaşayabilir hale geldik. O nedenle, sadece yeni bir yere taşındığınızda değil; yeni olan herhangi bir şeye başladığınızda, kendinizi adapte olmuş hissedemememiniz, bundan dolayı sıkıntı duymanız çok normal. Unutmamanız gereken, bunun bir süreç olduğu ve bu sürece zamanla uyum sağlayacağınızı bilmenizdir. Benim için de, başlangıçta ‘Brighton gibi bir yerden kalkıp neden bu kalabalıklığın içine geldim ki?’ gibi soruların tüm cevapları, süreç içinde ‘Burada da yapılacak çok şey var, güneş Londra’dan da güzel batıyormuş, aa bu park ne kadar huzurlu’ gibi bir çok söyleme bıraktı kendini. Kısacası değişmekten, değişime ayak uydurmaktan korkmayın çünkü her yenilik beraberinde birçok şeyi getirecek. Mesela yeni bir iş olabilir, yeni bir arkadaş olabilir, yeni bir hayat olabilir, yeni bir deneyim ya da macera olabilir, yeni bir ‘sen’ bile olabilir.
İçinde bulunduğumuz yeni-normal yaşantımız, değişimin ta’kendisi, o nedenle değişimden korkmayın 🤞🏼 Bir sonraki postta Londra’da Covid-19 süreciyle ilgili konuşmaya ne dersiniz?